Pireneler’den Kars’a Süt Yolu

Avrupa Birliği’nin desteklediği Erasmus+ çatısı altında "Transhumances: InterRegional Education in AgroSilvoPastoralism" projesi kapsamında, geleneksel peynir üreticilerini dayanışma ve ortak akılla güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası bir buluşma gerçekleştirdik.
15-20 Temmuz 2026 tarihlerinde Fransa’nın Béarn bölgesinde (Pireneler) düzenlenen "Transhumance: New Milky Ways" (Yaylacılık: Yeni Süt Yolları) başlıklı bu buluşmaya Türkiye’den proje ortağı Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği adına 4 yerel peynir üreticisi katıldı.
Karslı Üreticiler Béarn Yaylalarında: Bilgi ve Deneyim Paylaşımı
Arnavutluk, İspanya, Fransa, İtalya, Romanya, İsviçre ve Gürcistan gibi ülkelerden gelen onlarca çoban ve zanaatkar peynir üreticisinin katıldığı buluşmada Kars heyeti, kadim peynircilik geleneklerini uluslararası alana taşıdı.
5 gün süren yoğun program boyunca katılımcılar
- Pireneler’deki dağ mandıralarını ve yayla imalathanelerini ziyaret ederek yerel peynir yapım tekniklerini, geleneksel fermantasyon yöntemlerini ve mandıra mimarisini yerinde inceledi, kendi deneyimlerini aktardı.
- Küçük ölçekli ve geleneksel peynir üretiminde karşılaşılan hijyen standartları ile AB mevzuatına uyum konularındaki atölyelere katılarak çözüm önerilerini paylaştı.
- Lées-Athas köyünde düzenlenen uluslararası geleneksel peynir yarışmasında ve tadım etkinliklerinde yer alarak Anadolu'nun zengin süt kültürünü tanıttı.
2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından "Uluslararası Meralar ve Pastoralistler Yılı" ilan edilmesi sebebiyle ayrı bir önem taşıyan etkinlikte, küçük üreticinin ve mera/orman hayvancılığının desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Etkinlik ev sahiplerinden Béarn Yetiştiriciler ve Yaylacılar Derneği Sekreteri Olivier Maurin, yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu:
"Gıda kendi kendine yeterliliğinde en doğru yolun “agro-pastoralizm” (bitkisel üretimle hayvancılığın birarada sürdürülmesi) olduğunu göstermek için kamuoyunu, gıda tutkunlarını ve resmi makamları geniş çapta harekete geçirmeliyiz. Bu sadece bir üretim meselesi değil; mutfak kültürünün, yerel istihdamın ve biyoçeşitliliğin korunması mücadelesidir. Pastoralizmin geleceği, bugün alacağımız siyasi kararlara bağlıdır."
Urgenci ağının temsilcilerinden İsviçreli yetiştirici Flore Binggeli ise yerel dayanışma ortaklıklarının ve kısa tedarik zincirlerinin, topluluklara kök salmış aile çiftçiliğini ayakta tutan ana unsur olduğunu belirtti.
Uluslararası Eğitim Ağı Kuruluyor!
2025-2028 yılları arasında sürdüreceğimiz bu Erasmus+ projesinde, mera hayvancılığını sürdüren süt üreticileri ve ona dayalı üretimi sürdüren yerel-geleneksel peynirciler arasında kalıcı bir uluslararası destek ve eğitim ağı kurmayı amaçlıyoruz.
Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’nin bu ağdaki varlığı; hem Kars Kaşarı ve Boğatepe Gravyeri gibi coğrafi işaretli değerlerin uluslararası arenadaki temsilini güçlendiriyor, hem Anadolu’nun geleneksel peynirciliğinin sürdürülmesine bu zanaatı uluslararası ağlarda görünür kılarak destek oluyor, hem de Anadolu'daki mera/orman hayvancılığı, yaylacılık ve konargöçer hayvancılık kültürlerinin biyoçeşitlilik ve gıda egemenliği bağlamında dünya literatürüne kazandırılmasına katkı sağlıyor.




